Baştan söyleyeyim, hem evet hem hayır.
Bizim gençliğimiz, çocukluğumuz Türk filmleri seyretmekle geçti. O filmlerde zengin sosyetik kızlar kayak yaparken ya düşerlerdi ya tipiye yakalanırlardı ve Tarık Akan falan tarafından kurtarılırlardı. Bazen fakir kızlar zengin koca bulmaya Uludağ’a giderlerdi bazen de fakir oğlanlar zengin kız tavlamaya. Biz sadece Uludağ’ı bildik filmlerden ve jet sosyetenin gittiği marjinal bir aktivite olarak algıladık kayağı. Hayır, kayak veya snowboard yapmak için süper zengin olmak gerekmiyor. İnsanlar da oraya zengin kız veya zengin koca tavlamaya gitmiyor. Bu amaçla gidenler yoktur diyemem ama bu dağlara gönül vermişlere büyük haksızlık olur. Zaman zaman görmüyor değilim, dağa çıkıp ta kayak yapmadan dönenleri, ayağında son moda kar botları, üstünde püsküllü şıkırtılı montlar, baştan ayağa makyajlı, elinde viskisi hoş mu hoş hatunları. Bu manzaralar dağlarda var elbet, ama dağlar bundan ibaret değil.
Konaklamalı kayak tatili yapmak masraflı iş, sezonda oteller çok pahalı. Önceden yer ayırtmak lazım ya da hafta içi uygun fiyat düşürmeye bakmalı. Eğer niyetiniz kaymaksa, bir şekilde denk düşürürsünüz. Zaten gerçekten kar ve dağ tutkunuysanız, elinizde avucunuzda ne varsa vermekten gocunmazsınız. Eğer bu işe gönül vermemişseniz, derdiniz piyasa yapmaksa, çok daha ucuzuna şehirlerde bir sürü fırsat bulursunuz. Hiç gerek yok yok rakımı yükseltmeye.
Kayak malzemeleri pahalıdır. Ancak son zamanlarda yeteri sayıda marka ve mağaza çıktı piyasaya ve isterseniz kesenize uygun malzeme bulabilirsiniz. Kaymanın olmazsa olmazı kayak pantolonu ve kayak montudur. Snowboard yapıyorsanız özel giysileri vardır ancak şart ta değildir. Su geçirmez bir pantolon ve yeterince koruyucu bir kayak montu işinizi görebilir. Bu işe yeni başladıysanız pahalı içlikler yerine yün taytlar veya külotlu çoraplarla bile idare edebilirsiniz. Gerçi dedim ya, artık gayet uygun fiyata içlik, çorap, mont, bere, gözlük, pantolon, kayak, kayak botu, snowboard, snowboard botu vs gibi malzemeleri satan mağazalar var. Gerçi kayak, bot ve snowboard gibi malzemeleri kiralayabilirsiniz ve ilk etapta bu şekilde başlamak mantıklı. Eğer kayma işine gönü verirseniz ve her sezon en az on defa dağa çıkmaya meyilliyseniz o zaman kendi malzemenizi almanızı tavsiye ederim. Önce ne istediğinizi bilmelisiniz. En azından başlangıçta kiralama yaparak ne tarz malzeme ile rahat ettiğinizi ve istediğinizi bilmenizde fayda var. Mesela ben uzunca süre kayak kaydım ama hiç kayak almayı düşünmedim. Çünkü senede en faza üç beş defa dağa çıkıyordum. Bu durumda kiralamak daha mantıklıydı. Ancak snowboardu deneyip rüyalarımda bu mereti göremeye başladıktan sonra, her hafta sonu nasıl bir yolunu bulurum da kendimi dağa atarım derdine düştüm. Şanslıydım ki, yakın arkadaşım Hakan bana bir ara deneyip sonra tat almadığı için bıraktığı snowboardunu verdi. Snowborada yeni başladığım dönemdi ve onun verdiği boardla epeyce kaydım ve kiralama masrafından kurtuldum. O zamanlar fazlasıyla acemiydim, board bağlamaları, açıları hakkında hiçbir fikrim yoktu. Board tipleri ile ilgili de hiç bir şey bilmiyordum. Hakan solaktır ve eski kayak sporcusudur. Doğal olarak onun bir dönem heves edip sonra bıraktığı boardun bağlamları solaklara göre ayarlanmıştı. Alpin stil denilen hız yapma üzerine tasarlanmış bir boardtu ve ben onun tahtasını aldığımda epeyce zorlanmıştım. O gün bu gündür sol ön kayarım. Belki de sağ ön kaymam gerekirdi ama baştan öyle alışmış oldum. Her iki bağlamanın da sol ön yüksek açılı olması sebebiyle ilk başlarda kontrol etmekte epey zorlandım. En başta boardun boyu bana göre epeyce uzundu ve botlar ayağıma hafifçe bol geliyordu. Kalın çoraplar giyerek bot kısmını hallediyordum ama boardu kontrol etmekte zorlanıyordum. Sonra internette videoları izlemeye başladım. Her iki ayağın sol ön açılı olmasının dönüşlerde bana yaşattığı zorluğu algıladım ve ilk dağa gidişimde rica ederek açıları ayarlattım. Yine sol ön olarak yaptırdım ama soldaki açıyı biraz daha azalttım, sağ ayağı 90 dereceye getirttim. Bu değişiklik sonrası yine düşe kalka adapte oldum ve işimin çok daha kolaylaştığını fark ettim. Bir veya iki sezonu Hakan’ın bana verdiği boardta açılarımı keşfetmekle geçirdim. Sonrasında artık kendi tahtama sahip olmam gerektiğine karar verdim ve arayışa geçtim.
Kayak malzemeleri genelde sezon sonunda ucuzlar. Bence malzeme almak için en iyi dönem Mayıs, Haziran aylarıdır. Dağlarda artık kar bitmiştir ve spor mağazaları ellerinde kalan stokları eritmek için indirime başlarlar. Hem kıyafet hem de malzeme almak için baharı beklemek lazım. Bir sonraki sezona hazır girmenin en ucuz yolu budur. Ben de kendi boradumu almak için sezon sonunu beklemiştim. Hakan’ın bana verdiği Alpin stili hız boardu yerine kendime uygun mütevazi bir allmountain başlangıç boardu satın aldım. Boy ve kiloma göre kabaca internetten bir araştırma yapmıştım ve uygun fiyata bir mağazada bulunca fazla düşünmeden aldım. Şu ana kadar da bir şikayetim olmadı. Ama bu aralar ya boardu değiştirmeyi ya da ciddi bir bakım yaptırmayı düşünmekteyim. Sanırım ya artık bana yetmiyor, ya da ben beceriksizin tekiyim, kullanmayı beceremiyorum. Bu aralar yeni bir board almayı düşünüyorum ama yaptığım araştırmalar sonucunda kafam temelli karışıyor ve hangi tür bordun bana uygun olacağını kestiremiyorum.
Kısacası, bu işe gönül verdiğinizde masrafınız bitmiyor. Daha iyi montların, daha iyi botların peşinde koşuyorsunuz. Mesela ben boardumla beraber bir de bot almıştım ama bir sezon sonra Nike’ın Bolu’daki outlet mağazasında 100 TL ye snowborad botu yakaladım ve son kalan iki bottan biri ayağıma olunca tereddütsüz satın aldım. Normalde 600 TL den aşağı zor bulunur snowboard botu ama insan isteyip te algılarını açık tutunca işte böyle karşısına çıkıveriyor. Uygun zamanı beklemek lazım sadece.
Yine dağıttım konuyu, sadede gelelim. Kayak veya snowboard yapmak ucuz değildir. Ancak ultra lüks bir eğlence olduğu da söylenemez. Kaymak herkes için ulaşılabilir bir eğlence aslında. Özellikle Erciyes, Palandöken gibi merkezlerde lift ücretleri daha makul ve kiralamalar daha uygun yapılabiliyor. Ders almak çok faydalı, ama şart değil. Ben kayağı da, snowboardu da kendi kendime öğrendim. Evet daha çok zaman kaybettim ve daha çok efor harcadım ama kendi çapımda keyif aldığım müddetçe çok ta sorun etmedim. Bilen bir arkadaşınızla baby pistlerde başlayarak, düşerek kalkarak siz de öğrenebilirsiniz kanımca. Kayak yapıyorsanız kar sapanını bilmeniz yeter, sonrası kendiliğinden gelir. Snowboradu nasıl kendi kendime öğrendiğimi bir başka yazımda anlatmıştım zaten, tekrar girmeyeceğim detaya.
Sonuçta kayak yapmak, ya da snowboarda uğraşmak ulaşılmaz değildir. Böyle güzel dağlara ve bol kara sahip bir ülkede yaşıyorken kıymetini bilmek lazım. En ortalama hali ile 65 TL kayak-bot kirası, 115 TL gidiş dönüş yol parası ve ski passlar ile yapılabilir bir iş bu. Kıyafetlere çare bir şekilde bulunur, yeter ki gönül kayak yapmayı istesin. Bir yol bulunur, isteyince yollar açılır.