Avusturya’da Kayak 2 – İnnsbruck

Münih havaalanından kiraladığımız dev aracımızı önce İnnsbruck’a, oradan İgls’e oradan da otelimize götürmek üzere direksiyonun başına geçtim. Bu kadar büyük bir aracı yıllar önce Amerika’da da kullanmıştım ama bu sefer biraz tedirginim. Eskiden kartal gibi keskin olan gözlerim artık bozuk, 2 derece miyobum ve astigmatım. Dolayısı ile gözlüksüz hele de geceyse, araba kullanmam çok zor. Renault marka 9 kişilik minibüsün şoför koltuğuna geçince ilk işim gözlüğümü takmak oluyor doğal olarak. Beş kişi için koca araç olunca herkes rahatça yayılıyor ama benim konforlu olduğum pek söylenemez. Hem heyecanlıyım, hem tedirgin. Hiç bilmediğim bir ülkeden hiç bilmediğim bir başka ülkeye, ilk defa kullanacağım bir araçla hem de gece yolculuk yapacak olmak stres yaratıyor üzerimde. Yine de bir şeyi ilk defa yapıyor olmanın verdiği keşfetme duygusunu iliklerime kadar yaşıyor olmak beni motive ediyor. İşin en zor çetin kısmı minibüsü havaalanından çıkmak. Dar virajlardan aracı döndürürken boyutlarına alışık olmadığım için zorlanıyorum. Tavan alçak olduğu için bazı noktalarda elimde olmaksızın kafamı eğiyorum, sanki kafamı eğince minibüsün üstü tavana çarpmazmış gibi. Bir taraftan navigasyon aleti uğraşıyoruz. Aracı kiraladığımız firmanın bankosundan elimize bir tom tom tutuşturmuşlardı ve onu arkada oturan mühendis arkadaşlara verdim, çözsünler ve bana yolu tarif etsinler diye bekliyorum. Uzay mühendisi arkadaş uğraşıyor ama bir türlü devreye giremiyor alet. Bu sırada arabanın ekranıyla oynarken zaten içinde navigasyon cihazı olduğunu görüyoruz. Arka tarafın desteğine gerek kalmıyor, ön koltukta yanımda oturan arkadaşım bana yolu tarif etmeye başlıyor bile. Öyle kilitlenmiş durumdayım ki, iki elim direksiyonda gözümü yoldan ayırmıyorum. Dönüşleri kaçırmamak için inanılmaz yavaş gidiyorum. Sanırım gerginliğim herkese yansıyor, neredeyse doğru dürüst çıt çıkmıyor. Bu arada navigasyon cihazı Almanca konuşuyor ve ben ekrana fazla bakamadığım için arkadaşımın direktiflerini can kulağıyla dinliyorum. Bir süre sonra alışmaya başlıyorum ve hızımı 60 km/saat’in üstüne çıkarabiliyorum. Arada kahvemi de yudumlayacak cesaretim geldi.

Tahmin ettiğim gibi çıkmadı Almanya’nın otobanları. Çok daha geniş ve aydınlık olacağını düşünmüştüm ama havaalanından çıkar çıkmaz zifiri karanlığa bürünüverdi. Geç sayılabilecek bir saat olduğundan, sanırım gece 11 civarlarıydı, trafik yoğun değildi. Şehri hemen hiç görmeden kendimizi şehirler arası yola atmıştık. Etrafta ne var ne yok görmek mümkün olamıyordu karanlıktan dolayı. Zaten gündüz olsaydı da pek dikkatimi veremeyecektim. Yaklaşık 1 saat karanlık ve ıslak yolda ilerledikten sonra kahvemi tazelemek üzere bir benzincide duruyoruz. Aracın bir resmini çekmek anca o zaman geliyor aklıma.

20170202_002252

İlk benzinci deneyimimiz gayet başarılı. Önce tuvalete gidiyoruz klasik olarak. Tuvalete girerken ücret alıyorlar ama bilet gibi de bir şey veriyorlar. Bu bileti daha sonra alışveriş yaparken kullanabiliyorsunuz ve yaklaşık 50 centlik indirime tekabül ediyor. Bu arada mutlaka belirtmek lazım, Avusturya’ya giderken otoban için mutlaka sticker alıp cama yapıştırmak gerekiyor. Benzincilerden alınabiliyormuş ama bizim Münih’te buluştuğumuz, bizden birkaç gün önce oraları keşfeden arkadaşımız hali hazırda almış oldukları stickerı veriyor, cama yapıştırıyoruz ve böylece o angaryadan kurtulmuş oluyoruz.

Otobanda bir süre süre Salzburg ve İnnsbruck tabelaları boy göstermeye başlıyor. Hem doğru yolda olmanın hem de araca alışmış olmanın verdiği rahatlıkla gaza biraz basmaya başlıyorum. 90 ı geçiyor, kamyon sollamaya başlıyorum. Bu arada navigasyonu kurcalıyoruz ve sonunda İngilizce konuşmaya başlıyor. Ben rahatlayınca herkes biraz daha rahatlıyor sanırım ama hepimiz İnnsbruck’a kadar kazasız belasız bir an önce gitme ve otelimize yerleşme derdindeyiz. İnnsbruck’a sonunda varıyoruz, saat epeyce geç, sokaklar bomboş. Şehrin içine girmeyerek otelimizin olduğu İgls kasabasına doğru yola devam ediyoruz. Hepimizin üzerine tatlı bir yorgunluk çökmüş, İnnbruck’u gezmeye mecalimiz yok. Nasıl olsa kaldığımız yer İnnsbruck’a çok yakın, bir akşam atlar gelir, doya doya gezeriz diye plan yapıp hayal kuruyoruz. Ama maalesef tatil boyunca İnnsbruck’ta bir akşam geçirecek mecalimiz hiç olamıyor.

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

About bilgeakin

eczacı-yazar-pazarlamacı-yönetici-hayalperest-gezgin-life long learner
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın