Yeni sezona hazırlık

 

Geçen sezonun sonunda bağlamalarımdan bir tanesi kırılmıştı. Aslında kayışıma çok engel olmaması gereken bir kırıktı ama yine de son inişlerimde zorlanma sebebimin yorgunluk değil de bu kırık parça olduğuna inanmayı seçmiştim. Dün akşam arkadaşımın snowboard kurdu oğlu ile Ankamall SPX e gittik. O da yeni bir snowboard takım almış, mağazaya gelişini bekliyordu ve çok heyecanlıydı. Onun heyecanı bana da bulaştı ve hoplaya zıplaya onun yeni takımlarını benim de bağlamamı almak için yola koyulduk. Ege’nin boardu gelmişti. İlk anda emin olamadılar, sipariş ettiği adamın getirdiği miydi değil miydi… Sonra üzerindeki desenden kendi boardu olduğu anlaşıldı. Çocuğun yüzü aydınlandı bir anda. Bir heves açılarını ayarlamaya başladılar. Ben de o arada montlara, pantolonlara bakıyordum. Hiçbir zaman hayalimdeki gibi hem rahat hem şık olamayacağımı düşünerek hayıflandım içimden. Renkleri bir türlü tutturamıyorum. Aldığım her malzemeden sonra pişmanlık duyuyorum nedense. Şöyle tam içime sinen bir board pantolonum ve montum yok maalesef.

Ege’nin tanıdığı çocuk bir süre sonra geldi ve sohbete başladık. Bordumu, kırık bağlamayı ve botlarımı yanımda getirmiştim, gerek var mı dedim bağlamayı değiştirmeye, ne de olsa ucundaki plastiği kırılmış sadece. Değiştirirseniz rahat edersiniz dedi. Çocuğun adı Ertuğrulmuş. Seviyemi, ayak numaramı sordu ve bana bağlamalarla ilgili bir sürü açıklamada bulundu. Bağlamaları çok sıkınca parmaklarımın uyuştuğundan bahsettim, o da bana burundan bağlamalı Burton marka önerdi. Zaten board dünyasında efsane marka Burton’a yavaş yavaş geçiş yapmanın zamanı geldi sanırım. Bağlamayla başladık bakalım, evet, bağlamamı seçtim, birkaç gün sonra İstanbul’dan gelecek ve ben sezonun açılışını yeni Burton bağlamalarımla yapacağım. Bol bol dağlardan, stillerden, düşmelerden, kalkmalardan konuşmak bile bana iyi geldi.

Ege’nin fiyakalı gıcır gıcır boardunu gördükçe benim de içim gıcırdadı. Ben de kendime şöyle afillisinden bir Burton alsam mı diye geçirdim aklımdan. Sonra konuştukça benimkinin bir süre daha beni idare edeceğine karar verdik.

SPX Ankamall

Ege Freestyle kaydığı için boardu da ona uygun. Ortasında hafif bir kabarıklık var, bastırınca yere çöküyor. Atlayıp zıpladıktan sonra yere vantuz gibi yapışıp dengesini buluyor anladığım kadarıyla. Aynı zamanda çok esnek bir board, her yerde çalışır. Ege ileri derecede kaykay yaptığı için o youtube videolarındaki çılgın çocuklar gibi snowboard yapıyor olmalı. Bakalım, Pazar günü göreceğiz. Sezonu bu Pazar açıyoruz, yeni takımlarımızı denemek için üç günden daha fazla bekleyecek değiliz. Onun yaşında olup ta board yapmak bambaşka bir keyif olmalı. Enerjisi bol, kondisyon sorunu yok, kaslar zımba gibi… Önünde stilini geliştirebileceği yılları var.

Yeni bağlamalarım gelince takılması için benim boardu ve botları mağazada bıraktık, Ege’nin boardunu aldık arabamıza doğru yürümeye başladık. Bu arada Ege’nin telefonundan takip ettiği kadarıyla dışarıda kar yağıyor olmalıydı. Ege genç çocuk, dağlarda benim gibi sürünmüyor, atlamalı, zıplamalı, taklalı, aksiyonlu işlere giriyor. Arabaya yürürken bordunu taşımıyor resmen ona sarılıyordu. Tam onun stiline uyacak nefis bir Burton takım elinde, içi içini yiyor, yerinde duramıyor. Her ne kadar dışarıdan bakınca gayet sakin görünse de onu çok iyi anlıyorum.

Arabayla otoparktan çıktığımızda karşılaştığımız manzara ikimizi de büyülüyor. Kar iri tanelerle ve hızla yağıyor. Yerler kaymaya başlamış, arabayı kontrol etmek için tüm dikkatimi yola veriyorum. Önce Ege’yi bırakacağım, Çankaya’ya kadar yol durumu nasıl merak ediyorum bir yandan. Kar bu tarafta böyleyse, Ankara’nın en yüksek kesimlerinden biri olan Çankaya nasıldır acaba diye endişeleniyorum. Neyse ki kar lastiklerimi bir gün önce taktırmışım, bu düşünce ile rahatlıyorum.

Yağan beni neşelendiriyor ve endişelerimi bırakıyorum. Ne dağ yollarından çıktık yeri geldi, Cinnah’tan da çıkarız diyorum. Üç gün sonra Kartalkaya’da olacağız. Bakalım bu sezon neler yapabileceğim, ilerleme kaydedebilecek miyim? Artık birazcık hızlanmayı başarabilecek miyim? Kontrolü sağlayıp düz yerlerden düşmeden geçebilecek miyim? Backcountry de bol kara batmadan aşağıya inebilecek miyim? Tümsekler önüme çıkınca, durup düşüp debelenmek yerine üzerilerinden kayıp geçebilecek miyim? Heyecanla bekliyorum bakalım, şu çocuklardan bir iki numara öğrenebilecek miyim…

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

About bilgeakin

eczacı-yazar-pazarlamacı-yönetici-hayalperest-gezgin-life long learner
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın