Özgürlüğe açılan kapı

Şu anda bir hayalin içinde gibiyim. Hafta içi olmasına rağmen bir parkta oturmuş, bilgisayarımı açmış yazı yazmaktayım. Birazdan neredeyse yarı yaşımda çocuklarla buluşup kaykay yapacağım, daha doğrusu longboard, Türkçesi uzun tahta olsa gerek. Bildiğimiz kaykayın biraz daha uzun ve geniş olanından. Yaz başında almış olmama rağmen pek kayma fırsatı bulamamıştım açıkçası. Bir kaç sefer evin yakınlarındaki parkta deneme şansım oldu, bir sefer de bizim boş basketbol sahasında sürdüm o kadar. Henüz kullanmayı çok becerdiğim söylenemez ama en azından üzerinde durup biraz da olsa gidebiliyorum. İnternette bulduğum longboard topluluğunun Ankara grubu üyeleri ile whats up üzerinden konuşup bugün buluşmaya karar verdik. En küçüğü 16 en büyüğü 26 yaşında, kısacası bundan sonra ‘benim bebeler’ diye adlandırabileceğim yaştalar.

Pazartesi yani 30 Eylül 2019 itibarı ile 13 yıldır çalışmakta olduğum firmamdan istifa ettim. Ayrıca 24 yıllık çalışma hayatımda ilk defa bir b planı yapmadan mevcut durumumu sonlandırdım ve bilinmezliğe doğru bir adım attım. Çalışma hayatımı hepten sonlandırmak ve sadece gezip tozmalı yaşamak için daha çok genç olsam da kendime dur demem gereken bir döneme girmiştim. Daha üretken, daha verimli olmak daha keyifli çalışmak için yenilenmem ve değişime kucak açmam lazım. Yaptığım işten daha çok zevk almak, daha anlamlı yaşamak, hayatıma daha fazla anlam katmak istiyorum. Bu anlamı tam olarak ne zaman ve nerede bulacağımı şuanda bilemiyor olsam da eninde sonunda bir yerlerde bulacağıma eminim. Hep aklımda evirip çevirdiğim sorularım vardı ve ben cevapların peşine düşmek için yeterince cesur değildim. Kendi kapasitemi sorgulamaya korkuyordum. Gerçekten ne istiyorum ben, hayatımın anlamı nedir, hangi hayal benim, hangi hayal bana dayatılmış… sorular bitmek bilmiyor. Hayatımın bu evresinde kafamdaki soruların peşine düşme lüksü ve cesaretine sahip olduğum için şanslıyım.

Sistemin bize dayattığı tüm kurallara uygun yaşadım şimdiye dek. Okula git, çalış daha iyi okula git, çalış sınav kazan daha iyi okula git, yine çalış sınav kazan üniversiteye git, yüksek lisans yap, işe gir, dil öğren, bir daha yüksek lisans yap, daha iyi bir işe gir, işinde yüksel, müdür ol, daha yüksek müdür ol, daha güçlü olmaya çalış, etki alanını genişlet falan filan diye uzayıp giden yaşam modelinin bu elimdeki biricik hayatımı yaşamanın tek yolu olmadığına karar verdim. Kariyer yolculuğum boyunca çok güzel insanlar tanıdım, çok sıkı dostlar edindim. Beni hayal kırıklığına uğratanlar da oldu elbette ama şanslıyım ki kazancım kaybımdan kat be kat fazladır.

Bir kaç yıl önce açtığım bloğumun isminin hakkını artık verebilirim diye ümit ediyorum. Artık gerçekten özgür sayılırım, en azından tam, gerçek bir özgürlüğe doğru kocaman bir adım attım. Keşfetmek, keşfettikçe yazmak ve bunu duymak isteyenlerle paylaşmak dışında bir planım yok henüz. Kahvem var nasılsa, yapamayacağım şey yok istedikten sonra.
image

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

About bilgeakin

eczacı-yazar-pazarlamacı-yönetici-hayalperest-gezgin-life long learner
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın